Algı Yönetimi

“Algılayabildiğimiz kadar gerçektir bu dünya!”

Algı dediğimiz andan itibaren basitçe; beş duyu organımızla ortamdan topladığımız verilerin insan beynindeki yorumlanması diyebiliriz. İnsan doğduğu andan itibaren hayatını getirdiği noktaya kadar birçok deneyim yaşar ve yaşadığı her deneyimde beyin, o anda hissettiği duyguları kayıt altına alır. Hayatı devam ederken benzer bir senaryo ile karşılaştığı anda beyin önceki kayıtları tarayarak en uygun olanı bulur ve yeni deneyimi bunun üzerinden değerlendirir.

Yaşadığınız deneyim her ne olursa olsun insan beyni karar verebilmek için önceki kıyaslarını yani kayıtlarını kullanır. Size şu anda oturduğunuz koltuk rahat mı diye sorsak, üç farklı cevap gelir. Rahat, idare eder, rahat değil. Tabii bunları çeşitlendirmek mümkün. Çok rahat, mükemmel, beş para etmez gibi… Ekstra ifadeler oradaki duyguyu daha somutlaştırmak için kullanır. Ancak temelde üç farklı cevap gelir. Bu soru sorulduğunda beynin ilk yaptığı şey daha önceki koltuk deneyimlerini hatırlamaktır. Mesela sizi hayatınız boyunca tahta iskemlelere oturtmuş olsak, standart bir koltuğa oturduğunuzda “Vay beeee!” diyebilirsiniz. Öte yandan çok daha rahat koltuklara oturduysanız, standart bir koltuk için “Bu da koltuk mu? Biz ne koltuklar gördük!” diyebilirsiniz. İşte bu yorumlar tamamen sizin algınızla ve bu algının konumlandığı yerdeki duygunuzla ilgilidir.

Peki, o halde bizim algımızı etkileyen faktörler neler? Her insanın ihtiyaçları, beklentileri, ilgi alanları, değer yargıları, inançları ve içinden yetiştiği sosyo-kültürel ortam farklıdır. İşte bu fonksiyonların hepsi kişinin algısını ve yaşadığı deneyime hangi anlamı yükleyeceğini belirler. Yaşanan her olay kendi bünyesinde objektiftir. Ancak insanların algıları sübjektiftir. Bunu şöyle ete kemiğe büründürebiliriz. Kişiler aynı deneyimi yaşar, ancak çok zıt tepkiler verebilirler. Mesela kişi babasını kaybeder ve bu travmayla birlikte kendisini alkole verir. Bir başka kişi babasını kaybeder ve alkolü bırakır. Olay aynıdır ama davranış kişinin bu olaya yüklediği anlamla ilgilidir.

Algının ve algı yönetiminin önemli olmasının nedeni, algı dediğimiz şey kişinin tüm davranış kalıplarını etkiler. Aşağıdaki iki cümle algı yönetiminin çıkış noktasıdır.

“İnsanları nasıl algıladığınız, onlara olan davranışınızı belirler.”

“İnsanların sizi nasıl algıladıkları da size olan davranışı belirler.”

Mesela bir öğrenci öğretmeninden kalem isterken farklı, arkadaşından kalem isterken farklı davranır. Öğretmeninden isterken nezaketten kırılır. “Öğretmenim oradan kalemi rica edebilir miyim?” Ancak arkadaşından kalem isterken herhangi bir endişe duymaksızın kabalaşabilir. “Ahmet! Oradan kalemi ver, lannn!” İşte bu iki cümle arasındaki fark, öğrencinin öğretmenini ve arkadaşını nasıl algıladığı ile ilgilidir.

Gün içerisinde de onlarca insanla temas halindeyiz. Farklı algılar, farklı davranışları tetikler. Buradan sizde kalmasını istediğim en önemli cümle; eğer herhangi birisinin size olan davranışı hoşunuza gitmiyorsa, ilk bilmeniz gereken şey sizi doğru algılamıyordur. Çünkü algı, davranışı belirler. O halde ilk yapmamız gereken şey onun algısını yönetmektir. Algı yönetimi çok kapsamlı bir konu, eğitimlerde biz bunu iki gün anlatırız. Ama olayın özü şudur. Bu ciddi bir iletişim becerisi ve ilişki yönetimi becerisi gerektirir. Yani bir insanın size olan algısını konumlayan her şey bu iki konu ile yakından ilgilidir.

Duruşunuz, tavrınız, yaklaşımınız, görünümünüz, enerjiniz, yaptığınız ya da anlattığınız şeye olan inancınız, gülüşünüz, samimiyetiniz, rutinden çıkan uygulamalarınız, bilgi derinliğiniz, daha önceki temaslarınız… Bunlar gibi onlarca şey algıyı etkiler ve bu fonksiyonlar yönetildiği andan itibaren algı yönetimi devreye girer. Ne olur hep aklınızda olsun, algılayabildiğiniz kadar gerçektir bu dünya ve algı davranışı etkiler. O zaman benim ilk işim kendi algılayabilme sınırlarımı geliştirmektir ki bu, kişinin kendine yaptığı yatırımla ilgilidir. Yani okuduğu kitap, katıldığı eğitim, deneyimleri vs… Olayın ikinci boyutu ise insanlar beni nasıl algılıyor sorusunun cevabına istinaden alınmış eylemler olacaktır.

Sağlıcakla kalın.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir